27 Nisan 2009 Pazartesi

Mısır Gevrekli Tavuk ve Kaşarlı püre





Bu tarifi Amerika'da oturan kızım gönderdi. Ben de denedim harika bir yemek oldu. Size de denemenizi tavsiye ederim.

Malzemeler

4 adet kemiksiz kalça
yarım su bardağı süt
2 su bardağı kahvaltılık mısır gevreği
tuz, karabiber, kimyon

Yapılışı

Mısır gevreklerini ufalayıp bir servis tabağına koyalım. Üstüne tuz, karabiber, kimyonu koyalım. Acı olmasını isterseniz biraz kırmızı biber koyun. Tavuk kalçalarını uzun şeritler halinde kesin.Kestiğimiz parçaları önce süte batıralım, sonra mısır gevreğine batırarak her tarafının kaplanmasını sağlayalım. Hafifçe yağladığımız tepside önceden ısttığımız 200 derecede şeritlerin kalınlığına göre, üstü kızarıncaya kadar 20, 30 dk pişirelim.

Tavuğun yağsız olmasını isterseniz tavuk kalça yerine tavuk göğüs ve yağsız süt kullanabilirsiniz.
Afiyet olsun.

Kaşarlı püre

Malzemeler
4 patates
yarım su bardağı süt
1 yemek kaşığı tereyağı
1 küçük çay bardağı kaşar

Yapılışı

Patatesler haşlanır, soyulur. Bir çatal yardımı ile ezilir. Kısık ateşte önce tereyağı eklenir, karıştırılır, sonra süt eklenir hızlıca karıştırılır. Tuzu ve karabiberi eklenir.Ateşten indirildikten sonra kaşarları eklenir.

Yaptığımız tavukları, kaşarlı püreyi yanına koyarak servis edebilirsiniz. Patates püreleri etin ve tavuğun yanına çok yakışıyor. Ben çok seviyorum, bilmem siz de seviyor musunuz?


26 Nisan 2009 Pazar

Seyahat

10 günlüğüne seyahata gidiyorum. Oradan sizlere fırsat buldukça yazmaya çalışağım. Gittiğim yerlerin yemeklerinden, tatlılarından bahsedecegim ve en güzel yerlerinin fotoğraflarını çekip sizlerle paylaşacağım.

Benim için uzun bir seyahat ama olsun sizlerle orada da beraber olacağım. Bilgisayarım yanımda interneti bulduğum an hemen yayınlayacağım. Hepinize sevgiler...



25 Nisan 2009 Cumartesi

Patlıcanlı Doğrama


Patlıcanla yapılan etli sebzeli bir yemektir. Daha çok Antep yöresinde yapılır. Düğünlerin baş yemeğidir.


Malzemeler

3 uzun patlıcan (çok büyük olmayan)
350 gr iri doğranmış kuşbaşı veya kemikli et
2 domates
2 tane sivri biber
1 su bardağı nohut
1 tane kuru soğan
4 diş sarımsak
2 yemek kaşığı biber salçası
1 yemek kaşığı domates parçası
1 çay kaşığı limon tuzu
2 yemek kaşığı nane
1 yemek kaşığı kırmızı biber
1 çay kaşığı karabiber
3 yemek kaşığı yağ

Yapılışı

Etimizi ve nohutumuzu (akşamdan ıslattığımız) koyup pişirelim. Pişen etin içine doğradığımız soğan ve sarımsakları koyalım. Soğanlar pişince salçaları, limon tuzunu koyalım.Bir taşım kaynatalım. İçine patlıcan, biber, domatesleri koyalım. Patlıcanlar yumuşayınca altını kapatıp bir tavaya yağı koyalım,yağ kızınca altını kapattıktan sonra içine nane, kırmızıbiber, karabiberi yemeğin yüzüne gezdirerek dökelim. Yanına bulgur pilavı yapalım.


24 Nisan 2009 Cuma

Finlandiya (Tampere'de kış)



Kızım Erasmus ögrencisi olarak Finlandiya'ya gidince, firsat bu firsattır diyerek kızımın yanına gittim. Kızım Tampere şehrinde kalıyordu. İstanbul'dan uçakla çıktıktan sonra (benim ilk yurt dısı seyahatim) Letonya'ya indim.

Letonya'dan Tampere'ye gidecek 4 kisi olduğu halde uçak kalktı, 1,5 saat sonra Tampere'deydim. Kızım karşıladı, çok özlemişim, hasret giderdikten sonra kızimın yaşadığı yurda geldik. 18 metrekarelik oda yatak, mutfak, banyo, tuvalet ve soyunma odasından ibaret bir yer.

Tampere küçük fakat doğal güzelliği muhteşem olan bir yer. Baktığınız her yerde orman ve göl görebilirsiniz. Ormanın ortasında bir göl var, gölde ördekler yüzüyor, mis gibi temiz hava. Ne iki sandalye, bir masa atılmış, ne de bir çay ocağı var. (Türkiye'de olsa hemen orası çay bahçesine çevrilirdi) Doğal güzellikleriyle oynanmamıs bir yer.

Finlandiya kutuba yakın olduğu icin hep karlı, soğuk (ben kasımda gittim) Gece kar yağiyor, sabahleyin yollarda hiç kar yok, kaldırımlar icin ise hemen küçük kar temizleme aracı geliyor, 2 dk sonra kaldırımlar tertemiz. Kızım okula gidince anne sen ormana git yürüyüş yap dedi. Ama ben korkarım, ormanda kaybolurum deyince güldü, hic bir sey olmaz dedi. Finlandiya dünyanın en güvenli ve zengin ülkeleri arasındaymış. Suç işleme oranı az bir ülkeymiş.


Bende güvenerek ormana doğru yürüdüm, hic kimse yok, ama o doğal güzellik, ağaçlara kar yağmış , sincaplar ordan oraya koşuyor, anlatmam mümkün değil, yaşamak ve gidip görmek gerek. Bu arada Finlandiya dünyanın en çok gölüne sahip bir ülke olduğunu ve kağıt ihtiyacının yarısından fazlasını karşıladığini biliyormuydunuz?



Şehri gezmek için otobüs durağına geldik. Hemen duraktaki işıklı levhalar dikkatimi çekti. Hangi otobüs kaç dk sonra gelecek , kac dk kaldı gösteriyor. Otobüs saati gelince, dakika kayboluyor yerini otobüs resmi alıyor ve otobüs karşında. Otobüslere ayakta yolcu almıyorlar, oturmadan da hareket etmiyorlar, bilet için de kartını okutup geçiyorsun. Bebekli kadınlara çok önem veriyorlar, onlar için otobüste ayrı bir yer ayrılmış. Bebek arabalarını koyuyorlar, yanlarında kendileri için ayrılmış koltuklara oturuyorlar. (Finlandiya'da nüfus yaşlı olduğu için bebekler onlar için çok önemli)

Evler tek katlı mustakil ya da dubleks. Cok katlı ev yok gibi, olanlar ise 4 kattan fazla yüksek ev hiç göremezsiniz. Merkeze geldik. Ortada bir nehir üzerinde bir köprü, büyük bir meydan, kilise, alişveriş merkezleri, lokantalar. Bir de orada dikkatimi çeken 2. el mağazalarının çok olması idi.Sonradan öğrendiğim güzel bir söz hoşuma gitti."Birilerinin çöpü bir diğer insanın serveti olabilir."

Alişveriş merkezlerinde insanlar alışveriş dışında oturuyor yemek yiyor. Bu merkezler cumartesi pazar dahil saat 5 de kapanıyor. Çünkü kişi başina düşen gelir oranı en yüksek ülkelerden biri. Ama bu duruma karşın intihar oranı en çok olan ülkelerden biri de Finlandiya'dır. Saat 7 den sonra sokakta hemen hemen hiç kimseyi bulamazsınız. İçkilerini alıp evlerinde içiyorlar. (hava çok soğuk olduğundan zannederim) İnsanlar gülmüyor, karamsarlar, mutsuzlar. İnsanların mutsuz olmasını en büyük etkeni güneşin geç doğup erken batması. Burada hava çok az aydınlık. İnsanlar bu kadar zengin olmasına rağmen parayla mutluluk satın alamıyorlar.



23 Nisan 2009 Perşembe

Tam buğday unlu havuçlu kek




Bu tarifi Amerika'da oturan kızım gönderdi. Kızım da eşinin kuzeni Barış'tan almış. Tam buğday ununun faydalarından tam buğday unlu mafinde bahsetmiştim.

Malzemeler

2 su bardağı tam buğday unu
1,5 tatlı kaşığı karbonat
1,5 tatlı kaşığı tarçın
3 su bardağı havuç rendesi
1 su bardağı dövülmüş ceviz
3 yumurta
1 çay bardağı zeytinyağı
1 su bardağı şeker
yarım çay kaşığı tuz
1/5 çay bardağı su
vanilya

Hazırlanışı

Un ve kuru malzemeleri bir kapta karıştıralım. Ayrı bir kapta havuçla cevizi karıştıralım. Başka bir kapta yumurtaları ve şekeri iyice çırpalım, yağı ekleyip karıştıralım. Sonra kuru malzemeleri ekleyip karıştıralım. En son havuç ve ceviz karışımını ekleyelim. Hamur karıştırma sonunda kuru olursa su ekleyelim.

Önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırında 30, 40 dk pişirelim. Kürdan kontrolü yapalım. Temiz çıkınca fırından çıkaralım. Afiyet olsun.


21 Nisan 2009 Salı

Aluminyum folyo ile nazar boncukları



Kursta yaptığım aliminyum folyo ile nazar boncuğunun gerçek gümüşten farkı yok gibi, tabii ki maddi değeri kıyaslanamaz. Ama manevi değeri çok büyük, çünkü bunu ben yaptım, el emeğim göz nurum.


20 Nisan 2009 Pazartesi

Cam üzerine peçete çalışması



Cam tabak üzerine peçete çalışması kolay ve çok zevklidir. Beğendiğiniz bir peçeteyi alıyoruz. Peçeteler genellikle 3 kattır. Peçeteyi tek kata indiriyoruz. Tabağın arkasına peçeteyi, peçete tutkalıyla yapıştırıyoruz. Peçeteyi ortadan başlayıp uçlara doğru yapıştırıyoruz. Kurumaya bırakıyoruz.

İkinci aşamada beyaz boyayla yalnız peçetenin arkasını boyuyoruz, kurumaya bırakıyoruz.

Üçüncü aşamada tabağın arkasını gümüş rengi boyayla boyuyoruz. Sonra elimize ucu sivri kalem alıp resimdeki gibi şekiller yapıyoruz. (isterseniz değişik şekiller yapabilirsiniz) sonra kurumaya bırakıyoruz. Bu tabağa pastalarınızı veya istediğiniz her şeyi koyabilirsiniz.

Yalnız kesinlikle bulaşık makinesinde yıkamayınız.

Bebek kazağı ve beresi



Kendinden desenli yünden örülmüştür. Örgüsü düz örgüdür. Kazağın ortasında 8 ilmekli saç örgüsü vardır.
Beresi ressam beresidir. Bu bereler erkek veya kız olsun tüm bebeklere çok yakışıyor. Siz de bu kazak takımı istediğiniz renkte işleyıp cocuklarınıza giydirebilirsiniz.


19 Nisan 2009 Pazar

Nohut piyazı



Baklagillerin faydalarını saymakla bitmez. Posa, yağ, vitamin ve mineral açısından zengindir. Doktorlar bağırsak kanserinden korunmak için haftada en az 2 gün bakliyat yenmesini öneriyorlar. Bizde bu piyazı yaparak önlemimizi alalım.

Malzemeler

1 bardak haşlanmış nohut
1 tane yeşil biber
2 tane taze soğan
yarım demet maydanoz
1 tane domates
1 yemek kaşığı zeytiyağı
1 çay kaşığı kırmızıbiber
1 yemek kaşığı nar ekşisi
tuz, karabiber


Yapılışı

Nohutu yıkayıp akşamdan haşlayalım.Nohutların içine evde varsa kemik koyalım,yoksa normal suyla pişirelim. Çukur bir kabın içine maydanozu, soğanı, domatesi minik minik doğrayalım. Üzerine haşladığımız nohutları koyalım. Sonra nar ekşisini, tuzu, biberleri koyalım.Yağını ilave edelim, karıştıralım.
Piyazımız artık hazır. Afiyet olsun.


18 Nisan 2009 Cumartesi

İstanbul lalelerle bezenmiş




İstanbul'un her tarafı renk renk lalelerle bezenmiş. Taksim, Gülhane Parkı, Sultanahmet Meydanı, Emirgan Korusu, Çamlıca korusu, Göztepe Parkı. O güzellikleri anlatmam mümkün değil , görmeniz gerekir. Benim evim Göztepe parkına yakın olduğu için ordaki laleleri ve orkestranın çaldığı müzikle dans edenleri çektim. Lalelere 10 dk bakmak insanı o kadar dinlendiriyorki...İstanbul dışında olanlar en yakın bir parka gidip oradaki çiçekleri seyretmeleri yeter.Evden çıkamıyorsanız resimlere bakmanız dahi yeter. İyi bir terapi olur.





17 Nisan 2009 Cuma

Cam üzerine mozaik çalışması


Cam boyama kursunda yaptığım cam vazo üzerine mozaik çalışması. Vazonun içine model yapıştırılarak yapılmıştır. Üzerindeki mozaik çalışması bittikten sonra vazonun içi sprey yaldız boyayla boyanmıştır. Modeli Paşabahçe mozaik ürünlerinden alınmıştır. Üzerinde görünen noktalar tek tek yapılmıştır. Sabır isteyen güzel bir çalışmadır.

Sonunda evinizin en güzel yerinde ben yaptım diyebileceğiniz bir eserdir.


15 Nisan 2009 Çarşamba

Çocuk, kabanı atkısı ve başlığı



Kabanın modeli fıstık modelidir. (herkes kendine göre modellere ad koymuştur, baska bir yerde baska bir isimle gorebilirsiniz modelleri). Bir ilmeğin icinden 3 defa alarak, tek ilmeği 3 ilmek yapıyoruz. 2 sıra ördükten sonra 3 ilmeğe çıkardığımızı tekrar uçunü birden alarak tek ilmek yapacağız. Bu işlemi tekrarlayarak devam edip bedeni bitiririz.

Beden kısmı bittikten sonra yakadan ilmek alınarak kapşonu işlenir. Sonra kolları işlenir.Yanları ve kolları dikilir. Düğmeleri dikilir. Çoban düğmeleri kabana ayrı bir hava katmıştır.

Atkısının modeli kabanla aynı modeldir. 20 ilmekle başlanmıştır.

Başlık ise aynı modelden dikdörtgen şeklinde işlemiştir. İkiye katlanıp dikilmiştir. İki köşesine ponpon yapılıp dikilmiştir. Çeşili renklerde işlenebilir.

Bu kabanı ister çocuğunuza, ister torununuza işleyip hediye edeblirsiniz.
Gerçekten kendi ellerinizle işlenmiş bir şeyi hediye vermek veya hediye almak kadar güzel bir duygu yok....


13 Nisan 2009 Pazartesi

Cam üzerine peçete çalışması


Yaptığım bu tabağı çok seviyorum. Her fırsatta çıkarıp üzerine pastalarımı dizip dostlarıma ikram ediyorum. Maksat yaptığım bu güzel tabağı göstermek.
Bir tane cam servis tabağı alalım, birde beğendiğimiz peçete alalım.
Peçeteyi tek kat olana kadar ayıralım.
Tabağın arkasına peçete tutkalı ile , ortadan başlayıp kenarlara doğru yapıştıralım.
Peçetenin kurumasını bekleyelim.
Beyaz boyayla yalnız peçetenin arkasını boyayıp, kurumaya bırakalım.
Kuruyan tabağımızın arkasını yaldız sprey boyayla boyayalım. Bu işlemi mutlaka açık havada altına bir gazete açarak yapın.
Tabağınızın arkası kuruduktan sonra kullanabilirsiniz.
Sakın bulaşık makinesinde yıkamayın.


12 Nisan 2009 Pazar

Tiramisu


Misafir davet ettik. Tatli olarak ne yapalim diye dusunurken kizimin aklina tiramisu geldi. Markete gittik eksik malzemeleri aldik. Amerika'daki marketler cok guzel, o kadar orijinal seyler var ki hayret dersiniz. Her seyin hazir yapilmisi var. Fazla uzatmadan en dogrusu size tiramisunun tarifini vereyim.

Malzemeler

38 tane kedi dili (kek kalibinizin buyuklugune gore)
2 corba kasigi seker
1 corba kasigi kakao
yarim bardak filtre cafe(nescafe de kullanilabilir)

Kremasi icin

4 su bardagi sut
1 yumurta
1 paket labne peyniri
3 kahve fincani un
3 kahve fincani seker


Yapilisi

Önce kremasini yapip sogumaya birakacagimiz icin once kremayi hazirlayalim. Unu, sutu, yumurtayi, sekeri bir kaba koyup iyice cirpalim. Atese koyup muhallebi kivaminda pisirelim. Sogumaya birakalim, soguyunca icine 1 paket labne peyniri koyup karistiralim.

Diger tarafta demledigimiz filtre (ben findiklisindan demliyorum) kahveden yarim bardak alip icine 2 corba kasigi seker koyalim ve biraz sogutalim. Kelepceli kek kalibinin kenar kisimlarina dik olarak bir sira kedi dillerini dizelim. Orta kismina kedi dillerini hazirladigimiz kahveye batirip yatay olarak dizelim. Uzerine bir kat krema koyalim. Tekrar uzerine bir kat daha dizelim. En ustune kremayi koyalim. Ustune tel suzgec yardimi ile kakaoyu eleyelim. Kedi dili biskuvilerinin yeterince yumusamasi icin buzdolabinda 8 saat bekletin yada bir gece onceden yapin. Afiyet olsun.


11 Nisan 2009 Cumartesi

Mayonezli yoğurtlu kereviz salatası


Malzemeler

1 büyük kereviz
4 yemek kaşığı mayonez
2 su bardağı yoğurt (süzme olursa daha güzel oluyor)
1 su bardağı ceviz
2 diş sarımsak
tuz
1 çay kaşığı kimyon (isteğe bağlı)

Yapılışı

Kerevizleri soyup rondodan geçirin. Kerevizin üstüne yoğurdu, mayonezi, sarımsağı ,tuzu kimyonu koyup karıştırın. Sonra cevizleri ilave edip tekrar karıstırın. Servis tabağına alın.

Et ve tavuk yemeklerinin yanında garnitur olarak kullanabilirsiniz. Içki sofrasında meze olarak yiyebilirsiniz. Afiyet olsun.


10 Nisan 2009 Cuma

Kapşonlu çocuk kazağı


Kendinden desen çıkaran bır yünle işlenmiştir. Modeli düz örgüdür. Beden işlendikten sonra yaka kısmından ilmek alınarak kapşon işlenmistir. İlkbaharda çocuğunuzu üşütmez. Kapşonu ile de rüzgardan korur. Ben bu kazagı torunuma ördüm, bu bahar giyer diye düsünüyordum. Ama büyük geldi, inşallah sonbaharda giyer.


8 Nisan 2009 Çarşamba

İstanbul'a dönüş


New York'daki JFK havalimanından uzun bir bekleyişten sonra check-in yaptırdık. Çocuklarla, Alara'mla vedalaştıktan sonra uçağa bindim. 11 saat süren yolculuktan sonra vatanıma İstanbul'a geldim. İnsan ne kadar güzel yerler görse gezse, evi kadar güzel bir yer yok.

Evimi çok özlemişim.Artık evımden kendi bilgisayarımdan yazacağım.

Ama bir hafta sonra ev taşıyacağım, belki yazılarıma bir süre ara vereceğim. Yine de fırsat buldukca yazacağım. İstanbul'a bahar gelmiş. Sevgiler....


Veda Yemeğim


Amerika'dan dönüşümün 2 gün öncesinde dostlarımızla veda yemeği yedik.Misafirlerimiz için güzel bir masa hazırladık. Hazırladığımız yemeklerin tariflerini sırasıyla vereceğim.Sofrada görünmeyen ama en az onlar kadar güzel görünen lazanyamızı sofraya sıcak tutmak için getirmedik. Ancak onunda tarifini ve yapılış aşamasındaki fotoğrafları blogumda yayınlayacağım. Bu güzel masadaki yemeklerin tarifini vermeye leziz mercimek çorbam ile başladım. Devamındaki tariflerimi yakın zamanda blogumda görebileceksiniz.


7 Nisan 2009 Salı

Sebzeli Mercimek Çorbası


Yemeğe bu çorbayı yaptım. Misafirlerimiz çok beğendiler. Bu çorbanın besleyici değeri çok yüksektir. Özellikle çocuklarınıza yapıp yedirebilirsiniz.

Malzemeler

1 bardak kırmızı mercimek
2 tane havuç
1 tane büyük patates
3 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı kırmızı toz biber
2 yemek kaşığı nane

Yapılısı

Mercimekleri iyi yıkadıktan sonra 5 bardak su koyup ocağa koyalım. Kaynayınca köpüklerini alalım. İçine doğradığımız patatesi, havucu ve sarımsakları koyalım. Salçasını ve tuzunu koyup sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirelim. (suyu azsa sıcak su ilave edelim)

Pişen çorbayı blenderden geçirelim. Tavaya yağımızı koyalım. Yağ ısınınca nane ve biberi yağın içine atalım. Sonra çorbamızın üstüne gezdirelim. Mis gibi kokmustur. Hemen bir kase corba alıp tadına bakabilirsiniz. Afiyet olsun.


4 Nisan 2009 Cumartesi

Toruna veda

3 aydan bu yana Amerika'dayim. Kizimin dogumu icin gelmistim. Alara'miz dogdu, simdi 2.5 aylik. Buradan gitme zamani geldi. Hani bir sarki vardir, gitmek mi zor, kalmak mi zor... Ben ikisinin arasindayim. Gitmek istiyorum cunku Istanbul'da kizim, oglum. gelinim, esim var. Onlari cok ozledim. Burada da Alara'mdan ayrilamiyorum, onu cok ozleyecegim. Bebek kokusunu, gulusunu, sesler cikarmasini, hatta ustume kusmalarini ve tukuruk cikarmalarini...

Torun cok tatli olur, hatta kizindan da cok seversin demislerdi. Dogru demisler onun sevgisi herseyin ustune cikti. Gece yatarken bile sesini dinliyorum, agliyor mu, uyandi mi... Hele sabahlari annesi yanima getirdiginde yatakta benimle oynamasi yok mu...

Daha fazla yazamayacagim. Maalesef yarin donuyorum. Istanbul'a, evime kavusuyorum. Insallah bir iki gun aradan sonra yazilarima devam edecegim. Hayat bir oyle bir boyle devam ediyor. Hepimizin iyi gunler, mutlu gunler yasamasi dilegiyle...


2 Nisan 2009 Perşembe

Pembe renkli bebek hirkasi ve basligi


Bu hirka ve baslik bebeginizi sicak ama simsicak tutar. Yakadan baslanmistir. Roba kismi oruldukten sonra 5 bolume ayrilmistir. Once kollar islenmistir, sonra iki on ve arka sise gecirilmis beraber orulmustur. Roba ve etek uclarina model konulmustur. Yaka kismi pembe kurdale ile suslenmistir.

Baslik on kisimdan baslanmistir. 15 cm islendikten sonra 3 parcaya ayrilir. Ortadaki parca islenip uca geldiginde son ilmekle yandaki parcadan bir ilmek alinir, iki ilmek beraber islenir. Her zaman ortadaki parca islenir, yanlaran ilmek alinarak bitirilir. Baglanacak saplari islenir. Torunumdan biliyorum, bebekler en cok eller, ayaklar ve kafalarindan isi kaybederlermis. Ozellikle bebekleri bu takimla sicak tutmaya ozen gosterin.


1 Nisan 2009 Çarşamba

Tam bugday unlu muzlu cevizli mafin


Tam bugday unu ile yaptigim mafinler 16 tane cikiyor. Tam bugday ununun lif degeri yuksektir. Icinde cesitli vitaminler, mineraller oldugu icin hazmi kolaylastirir, sindirimi, rahatlatir ve doygunluk hissi verir.

Malzemeler

2 muz
1 su bardagi seker
1 yumurta
1,5 su bardagi tam bugday unu
75 gr tereyagi (margarin olabilir)
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 tutam tuz
1 bardak ceviz
1 bardak uzum

Yapilisi

Muzlari iyice ezin, uzerine yagi ekleyip karistirin. Seker, yumurta ve vanilyayi ekleyip cirpin, sonra kabartma tozu ve tuzu ekleyip karistirin. Unu ilave edip tekrar karistirin. En son ceviz ve uzumu koyup karistirin. Mafin kaplarinin altini yaglayin, iclerine kagitlari yerlestirin. Karisimi paylastirin. Onceden isitilmis 175 derecede ki firinda 30 dk pisirin. Mafinler soguduktan sonra cikarin. Afiyet olsun.