11 Mayıs 2009 Pazartesi

Güneydoğu'nun Paris'i Gaziantep



Seyahatımı Gaziantep'e yaptım. Annem biraz hastalanmıştı, hem ziyaret edeyim, hem de sizler için fotoğraf çekerim dedim. Annem biraz iyi olunca aldım elime fotoğraf makinesini çıktım. Önce tamamen yenilenmiş bakırcılar çarşısını, yeni açılmış Tütüncüler hanının içindeki cafeyi gezdim. Mağaranın içinde kuyu var. İçine baktığın zaman şırıl şırıl suyun sesini duyuyorsun insana huzur veriyor. Oturacak yerler yapılmış. Bir köşede iki kadın oturmuş biri yufka açıp sıkma yapıyor, diğer kadın gözleme yapıyor. Mis gibi Türk kahvesi, çaylar, güzel bir ortam. İçerisi buz gibi hele yazın ne güzel olur, Antep'in yakıcı sıcaklarında serinlersin.

Bakırcılar çarşısı yenilenmiş, dükkanlar ahşaptan tek tip yapılmış. Belki bilmezsiniz bakırcılık deyince ilk akla gelen Antep'dir.Bakırların üzerine yapılan işlemeleri hiç bir yerde göremezsiniz. Artık bu zaanatkarlık da yavaş yavaş yok olmaya yüz tutmuş.

Biliyorsunuz Antep yemekleri çok meşhurdur.Kebapları dönerleri , lahmacunu, içli köftesi hele de baklavaları, fıstık ezmesi, bülbül yuvası, saray sarması saymakla bitmez, mutlaka tatmak lazım.Tatmak için de mutlaka Antep'e gitmek gerek.



Yeni restore edilmekte olan Gaziantep kalesini gezemedim. Fakat yeni açılan alışveriş merkezini gezdim, muhteşem bir yer olmuş. Vaktim olmadığı için fazla gezemedim. İnşallah bir daha gittiğimde daha değişik yerleri gezip sizlere anlatacağım.

Mutlaka güneydoğunun incisini GAZİANTEP'İ görün.


2 yorum:

  1. Ne güzel kareler eklemişsiniz, Tütüncüler hanını bilmiyordum gidip görmek istedim. İnşallah kısmet olur. Baklavalar, bülbül yuvaları nasıl da iştah açıcı duruyor.

    YanıtlaSil
  2. Fistik ezmesini gorunce icim gitti. Cok severim Antep'i, keske gidebilsem...

    YanıtlaSil

Yorum yazin!