19 Mayıs 2009 Salı

İtalya (Milano modanın merkezi)



Tampere'den saat 6.30 da uçağa bindik. 3 saat sonra Milano'daydık. İndiğimizde kar yağıyordu. Finladiya'dan gelip Akdeniz ülkesinde kar görmek bizi şaşırttı, ama yine de mutluyduk. Hava alanından shuttle'a bindik, otelimize geldik. Güzel temiz pırıl pırıl bir oteldi. Hemen keşfe çıktık. Otele gelirken yollarını, otobüslerini İstanbul'a benzettim. Milano güzel ve sakin bir şehir. Hemen hemen sokakların tümünde raylar var. Tramvayların biri gelip biri gidiyor. Hiç beklemiyorsun. Yer altına da metro yapmışlar. Metrodan iniyorsun hemen tramvaya binip istediğin yere gidiyorsun. Ben Milano'da en çok ulaşım ağını sevdim. İtalyan'lar Türk'lere çok benziyor. Aynı iklimin çocukları olduğumuz için belki.


Milanodaki evler eski yapılar. Eskileri yıkıp yerine yüksek apartmanlar yapmamışlar. Olduğu gibi bırakmışlar. New York'daki gibi evler üstünüze üstünüze gelmiyor.

Ertesi gün Duomo meydanına gittik. Orda büyük bir katedral var. Duomo dünyanın en büyük gotik katedraliymiş, yapımı 500 yıl sürmüş. İnanın çok muhteşem bir şey sanki dantel gibi işlenmiş. İçine girdim dahada şaşırdım. İçerisinde vitraylar, tavandaki İsa, Meryem ana ve çeşitli resimler muhteşemdi. İçi tertemiz pırıl pırıldı. İnsanlar oturmuş dua ediyorlardı. Kimileri ise mum yakıyordu. Demek ki bu mum yakma işi bütün dinlerde var. Biz de dileğimiz olunca adadığımız yere mum yakarız.



Meydanın yan tarafında dünyanın en eski alışveriş merkezi var. Tüm markalar orda vitrinlere bakmaktan gözlerini alamıyorsun. Ama çok pahalı. Kadınlar moda dergilerinden fırlamış gibi şıklardı, gözlerimi alamadım.. Zaten biliyorsunuzdur modanın merkezinin Milano olduğunu.




Öğleden sonra Como gölüne gittik. Trene bindik (burada her yere trenle gidiliyor) Trenden indik, içlere doğru yürüdük. Aman allahım bu ne muhteşem manzara büyük bir göl, gölün karşı tarafında bir dağ, bu dağın eteklerinden göle doğru inen çok lüks villalar. Görüntü mükemmel.

Christmas zamanı olması nedeniyle güzel bir pazar, en kaliteli ve lezzetli çikolatar,daha neler neler.Gölde kuğular, ördekler yüzüyor. Büyük bir park, bakımlı temiz, içinde lunapark. Hava soğuk olduğu için kimse yoktu. Gölün üzerinde köprü gibi bir şey yapmişlar ama karşıyı bağlamıyor. Gezinirken baktık köprünün korkuluğuna türkçe yazı yazmışlar gözlerimize inanamadık tabii hemen fotoğrafını çektim.






Christamas zamanı olması nedeniyle güzel bir pazar, en kaliteli ve lezzetli çikolatalar, daha neler. Hele o şekerler, pastalar kızım her tezgahın önünde duruyor şeker ve pastaların fotoğrafını çekiyor.

İtalya'ya gidip de pizza yemeden gelmek olmaz. Biz de yedik. İnanılmaz bir tat (Türkiye'de yapılan pizzalara hiç benzemez.)
Çok yorgun ama mutlu olarak otelimize döndük. Dönerken de Venedik biletlerimizi aldık. Yarın
büyük gün.Erken kalkmamız lazım.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yazin!